Sloganlaşan Siyaset Ve Sorgulamadıklarımızdan Kesitler
Türkiye’de Ermeni kökenli ve ülkenin çoğunluğunun mensubu olmadığı bir dine tabi bir gazeteci öldürülüyor.
Ki bu gazeteci bu ülkenin asırlık kanayan yarasına “tutarlı” çözümler sunuyor.
Ne fikirleri tartışılıyor, ne sunduğu çözüm önerileri…
Ama bu insanın vefatının ardından ona “rahmet” okuyup okuyamayacağımızı, hepimizin “ne” olduğunu, nereden geldiğini, gittiğini tartışıyoruz.
PKK sorunu, Kürt sorunu, Kürtçülük veya ne derseniz deyin…
Veya böyle bir sorunun olduğunu kabul etmeyin:
Dimdik önümüzde duruyor.
Kuzey Irak’ta kurulacak bir devletin üniter yapımızı tehdit ettiğinden bahsediyoruz. Ama niye tehdit ettiğine dair en ufak bir fikrimiz yok.
Oysa ki bu devlet ülkedeki Kürtlerin yaşadıkları toprakları bizden koparıp götürecekse, bunu hangi temeller ve düşünceler üzerinden yapacağı aynı zamanda bizim “sorunumuzun” çözümlerini içeriyor.
Bu devlet Kürtler için neden cazip olur?
İşte çözümün sırrı burada… Getirilecek önerilerin içeriği bu sorunun cevabında…
Meşhur tabiriyle, daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi…
Bu ülkede milyonlarca Kürt yaşıyor. Bunların kaçı PKK taraftarı?
Bizim Kürt vatandaşlarımız PKK’nın ayrılıkçı politikalarını desteklemiyor. Ama biz bu “yarayı” kaşısınlar diye açık bırıkmakta ısrar ediyoruz.
Kuzey Irak bir şantiye halinde yeniden yapılanırken, bırakın okulu hastaneyi, İstanbul’dan “tatilya” ithal edilirken, biz Kuzey Irak operasyonlarından, tanktan tüfekten, bombadan söz ediyoruz.
Güney Doğu’ya yapılan yatırımlar mı?
Sorgulamıyoruz.
“Ezberleri bozmanın” sloganlaştırıldığı yığınla fikir önümüze sunuluyor.
Türkiye büyük bir değişim geçiriyor, tabularımız ve aşamadığımız duvarlar, çizgiler, hatlar üzerina gidelim diyoruz;
Kıbrıs’ta çözüme itiraz ederken,
Ölümüne AB karşıtlığına soyunurken,
Ermenistan’ın “koşulsuz diplomasi önerisine”, sanki tarihte ilk defa sunulmuş bir teklifmiş gibi zıplamayı marifet biliyoruz.
Siyaset sloganlaşıyor.
Bürokrasi sloganlaşıyor.
Medya mı? Malumunuz.
Halk?
Adı üstünde “halk”… Olanla idare ediyor.
Sloganlarla yatıyor sloganlarla kalkıyoruz.
Sorgulayan var mı?
Maalesef az…

