Kanayan Demokrasi: Millet İradesi Üzerinde Ayak Oyunları

tulay_tugcu.jpgimperiaflex_0_0_0.jpg

Darbe Anayasası 

Azınlığın çoğunluğa egemenliğini garanti altına almak maksatlı “darbe anayasası” neresinden tutsanız dökülüyor.
Elimizdeki birkaç tartışma :
367…
16 Mayıs’tan sonra ne olur?
Muğlak ifadeler ne yöne çekseniz uzuyor.
Maddeler arasındaki tutarsızlık her yeni durumu ayrı bir tartışma konusu haline getiriyor.
Anti-demokratik bir sürecin ürünü olarak oluşturduğu her türlü kurum, buna bağlı olarak yansıttığı anlayış, zihniyet halkın taleplerine cevap veremiyor.
Ne olursa olsun, dayatılan her türlü tepeden inme hareket ülke insanının yoğun tepkisine maruz kaldı.
Millet her daim başta kendini mağdur eden her türlü antidemokratik sürece ve harekete en sert yanıtı sandıkta verdi.
Özal’ın iki dönem başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı dönemi boyunca halkın verdiği tepki, 1980 darbesine, darbenin dayattığı 1982 anayasasına en güzel cevaptır.
Hep birlikte göreceğiz.
Bu anayasanın ortaya koyduğu her türlü dayatmaya rağmen, her türlü zorluk karşısında milletin iradesini ezmekten çekinmeyenler…
Halk egemenliğinin iradesi olan meclise saygı duymayanlar…
Kaçanlar…
Halka rağmen hiçbir ayak oyunundan kaçınmadan devlet başkanı seçimlerini mahkemelik edenler:
Keser dönecek sap dönecek
Gün gelecek hesap da dönecek
Acımadan üstünden geçtikleri anayasanın, hukukun altında kalacaklar.
 

Cumhurbaşkanını Halk Mı Seçmeli?-2 

Birkaç gün önce Erkan Mumcu’nun “cumhurbaşkanını halk seçsin” söyleminin popülist bir politika olduğunu belirttim.
Fakat bugün AKP’nin yaptığı açıklamayı ise “gerçekçi” ve “iyi niyetli” buluyorum.
Doğru olan seçimle başa gelen bir cumhurbaşkanının güçlü olacağıdır.
Dolayısıyla yürütmedeki yetkilerinin de artırılmasıdır.
Aksi bir durum devletin büyük bir yürütme krizine sürüklenmesi sonucunu doğurabilir.
Halkın seçtiği bir cumhurbaşkanının, artı beş yıl da göz önünde bulundurulduğunda, tarafsız olması beklenemez.
Siyasi icraat ve söylemleri, bu kadar güçlü bir başbakan karşısında mevcut duruma nazaran daha büyük çift başlı çekişmeleri de beraberinde getirebilir.
Bununla birlikte AKP’nin yetkilerle ilgili bir gündemi yoksa bile, mevcut “demokrasi”, “temsil” krizi içinde bir çözüm yolu  olarak görmesini anlayışla karşılıyorum.
Anayasa mahkemesi kararıyla, halkın meclise gönderdiği çoğunluk, Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda kilitlendi.
Halkın Cumhurbaşkanını seçmesi için meclise verdiği yetki kullanılamaz hale geldi ve halk iradesi büyük bir darbeye uğradı.
Bu iradeye karşı tasarlanan her türlü gizli proje ve karalamaya yönelik en güzel çözüm, halkın iradesini tam manasıyla yansıtacak bir Cumhurbaşkanı seçimini mevcut şartlar itibariyle zorunlu kılıyor.
 

Kritik Seçim Süreci

Genel seçimlerin mümkün olan en kısa süre içinde yapılması gerekiyor.
MHP şu an itibariyle barajı geçebilecek durumda değil.
Seçimin uzaması, Hrant Dink suikasti sonrası gelişen süreci hatırlarsak, MHP’nin oylarını yükseltecek her türlü provokasyon ihtimalini yükseltir.
Bugün Tamer Korkmaz da yazdı.
Ülkeden, istikrardan nefret edenlerin en büyük arzusu ülkeyi 4,5 yıl içinde geldiği noktadan bir 14,5 yıl geriye alabilmesi için çözüm:
CHP-MHP koalisyonu…
Allah bu ülke insanına sabır versin.

Explore posts in the same categories: Gündem, Hukuk, Siyaset, Toplum

Comment: